|
|
|
|
|
|
|
|
| Türkiye'nin İlk ve En Çok Ziyaret Edilen BİR Numara Emekçi Sitesi.*Gücümüz;EMEK ve EMEKÇİ:Yolumuz;HAK ve HİZMET Yoludur.Y.BALCI |
“TÜRK-İŞ HASETLİK YAPMAK YERİNE
SENDİKAL DAYANIŞMAYI SAĞLAMAK İÇİN ÇABA SARF ETMELİ”
Hak-İş Genel Teşkilat Sekreteri Settar ASLAN, Hak-İş’in kamudaki 38 bin işçisi adına toplu iş sözleşmesi görüşmeleri yürütmesinin Türk-İş tarafından hazmedilemediğini belirterek, “Türk-İş, Hükümet bizden başkasını neden muhatap alıyor diye hasetlik yapmak yerine, sendikal dayanışmanın sağlanması için çaba sarf etmelidir. Demokratik terbiye ve olgunluk bunu gerektirir, ayrıca bu davranış sendikal geleneklere de daha uygun olur” dedi.
Hak-İş Genel Teşkilat Sekreteri Settar ASLAN, yaptığı yazılı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:
“Genel Başkanımız Salim USLU, 9 Haziran 2009 tarihinde Devlet Bakanı Hayati YAZICI ile bir araya gelmiş ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Et ve Balık Kurumu (EBK), Çaykur, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK), Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) ve Temsan’da çalışan işçiler adına yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri hakkında görüş alışverişinde bulunmuştur.
Ancak bu görüşmenin Türk-İş tarafından tepkiyle karşılandığına ilişkin çeşitli beyanlar basına yansımıştır. Türk-İş’te her kafadan bir ses çıkmakta, herkes mahallenin kabadayısı rolüne soyunmaktadır. Artık geminin su yüzünde kalmakta zorluk çektiği tüm kamuoyu tarafından bilinmektedir. Kendi içinde birlik sağlamakta sıkıntı çeken, toplu iş sözleşmesi müzakereleri sürecindeki tutumu teşkilatı tarafından yoğun bir şekilde eleştirilen Türk-İş, Hak-İş’e çatarak kendi içerisinde huzur sağlayacağını zannetmektedir. Türk-İş, Hak-İş’e çatmak yerine kendi içerisindeki sorunları çözmeli, kendi teşkilatında ahengi sağlamalıdır.
Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ergün Atalay, “Hak-İş’in yetkili olmaması sebebiyle görüşme masasında yer alamayacağını” iddia etmektedir. Sayın Atalay bu iddiasını neye dayandırmaktadır. Türk-İş, hangi kanunun hangi maddesine göre toplu iş sözleşmelerine taraf olmaktadır. Bunu kamuoyu ile paylaşmalıdır. Türk-İş de dahil Konfederasyonların toplu iş sözleşmesi imzalama yetkisi yoktur. Konfederasyonlar bir çerçeve anlaşma imzalar sendikalar toplu iş sözleşmelerinde bu çerçeve anlaşmanın altında kalmayacak şekilde sözleşmelerini tamamlarlar. Kaldı ki Hak-İş, kamu toplu iş sözleşmesi masasına ilk kez oturmamaktadır. Geçmişte Hak-İş’in Türk-İş’ten de önce kamu sözleşmelerini imzaladığı dönemler bile olmuştur. Şimdi yapılması gereken “Hükümet Türk-İş’ten başkasını neden muhatap alıyor” diye hasetlik yapmak yerine, sendikal dayanışmanın sağlanması için çaba sarf etmektir. Demokratik terbiye ve olgunluk bunu gerektirir, ayrıca bu davranış sendikal geleneklere de daha uygun olur.
Orman işkolunda yetki sürecine yaptıkları itirazlar ve açtıkları onlarca dava ile binlerce orman işçisini mağdur etme gayreti gösteren Türk-İş’in, işçiyi mağdur edecek yeni girişimleri de sahneye koyma gayreti içinde olduğunu görmekteyiz. Sayın Atalay, Hak-İş’in yargı süreci devam eden işyerlerinde toplu iş sözleşmesi görüşmeleri yapamayacağını iddia etmektedir. Ancak Türk-İş’in de çeşitli işkollarında aynı durumla karşı karşıya olduğunu göz ardı etmektedir. Bizden de Türk-İş, TİS masasına oturamaz dememizi mi bekliyor? Ancak biz işçiyi mağdur edecek hiçbir girişimin içinde olmayız. Biz, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin biran önce ve olumlu sonuçlandırılmasından yanayız.” Hak İş
| iscileremekci.net [2006@2012] I E-Mail :iscileremekci.net@gmail.com I Bu Site En İyi Windows Internet Explorer'de 1024x768 piksel çözünürlüğünde izlenir.IYorumlar Editör denetiminden sonra Hakaret,İftira ve Beddua içermiyorsa yayınlanır.Tüm sorumluluk yorumcuya aittir. |