|
|
|
|
|
|
|
|
| Türkiye'nin İlk ve En Çok Ziyaret Edilen BİR Numara Emekçi Sitesi.*Gücümüz;EMEK ve EMEKÇİ:Yolumuz;HAK ve HİZMET Yoludur.Y.BALCI |
|
Kamu Sözleşme Protokollerine dayanarak, sendikaya üye olmadan TİS'ten yararlanılabileceği masalı, Yargıtay kararıyla son buldu.
Son altı yıldır, hukuk alanında orman işçilerine bitmez tükenmez bir şekilde masal anlatanların çıkarlarına sendikasını ve işçileri teslim eden zihniyet, bizim bütün iyi niyetli uyarılarımıza rağmen, kendilerine inanan işçileri mağdur etmeğe devam etmiştir.
Bu zihniyetin masalları, orman işçilerinin çok büyük bir çoğunlukla sendikamıza üye olmasıyla başlamıştır.
Sendikamız; orman işçileri adına 2005-2006 dönemi toplu iş sözleşmesini yapmak, ayrıca işçilerin işyerlerindeki haklarını savunacak olan temsilci ve birçok kurulda kendilerini savunacak arkadaşlarının tayin edilebilmek için, yasal başvuru süresinin birinci günü olan 03.09.2004 günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvurmuştur.
Bakanlık 17.09.2004 tarihinde sendikamızın yetkili olduğu tespitini yapmış ve bunu ilgili herkese tebliğ etmiştir. Türkiye Orman-İş Sendikası bu tespite 27.09.2004 tarihinde itiraz etmiş ve bu davayı beş yıl sürdürmeyi başarmıştır. Sonucunda 03.02.2009 tarihinde dava bitmiş; toplam çalışan işçi sayısı 24.975, Öz Orman-İş üye sayısı 18.714 ve Türkiye Orman İş Sendikası üyesi 5.403 olarak kesinleşmiştir.
Bu kadar büyük farka ve bunun kendileri tarafından bilinmesine rağmen itirazını ısrarla sürdüren T. Orman-İş, sonuç olarak orman işçisini cezalandırmıştır. Bütün bu geçen sürede ise, “Davayı kazandık, kazanıyoruz...” şeklinde masal anlatmaya devam etmiştir. Sonuç kendilerinin hüsrana uğraması ile bitmiştir.
Bizler dava kesinleşir kesinleşmez toplu iş sözleşmesinin imzalanması için girişimlerimizi yaptık ve bir ay gibi kısa bir sürede, 02.03.2009 tarihinde işçilerin geçmiş haklarının tekrar kazanılabilmesi için kanunun bize verdiği azami süreyi kullanarak, 01.01.2005- 31.12.2007 tarihleri arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesini imzaladık.
İmzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı, imza tarihindeki taraf işçi sendikası üyelerinindir. Taraf sendikaya üye olmayanların toplu iş sözleşmesinden yararlanması, dayanışma aidatı ödemekle ve bunu talep etmekle mümkündür. Bu yasal gerçek, iş hukukunu bilen herkesin malumudur.
Dayanışma aidatı ödeyerek TİS’ten yararlanmak ise, ancak talep tarihinden itibaren mümkündür. Hukuku bilen herkes bu gerçeği kabul eder. Olayımızda, sözleşmenin imza tarihi Türkiye Orman-İş Sendikasının haksız itirazı sebebiyle, maalesef 02.03.2009 olarak belirlenmiştir. Bu durumda T. Orman-İş’in anlattığı masallara inanarak Öz Orman-İş’e üye olmayan 5.403 işçinin, dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden faydalanması hukuken imkânsız hale gelmiştir. Bu işçilerin mağdur olmalarının önüne geçebilmek için, yine Sendikalar Kanununun sağladığı yazılı muvafakat imkânını sözleşmeye yazdırarak ve başından beri sendikamıza üye olan 18.714 işçinin ödediği sendika aidatını geçmeyecek şekilde bir ödeme karşılığında, sendikamıza TİS imza tarihinden sonra üye olan işçilere de TİS’ten yararlanma hakkı getirilmiştir. Nitekim bu muvafakat için sendikamıza başvuran işçiler, tıpkı eski üyelerimiz gibi, sözleşmenin getirdiği bütün imkânlardan yararlanmışlardır.
İşte burada yine masal makinesi devreye girmiş ve muvafakat verebilmemiz için işçilerin sendikamıza yapacakları başvuruyu engellemek için çalışma başlatmıştır. Anlatılan yeni masal, Türk-İş Konfederasyonunun Hükümetle yaptığı protokollere dayanarak, işçilerin TİS’den hiçbir aidat ödemeden yararlanabilecekleri masalıdır. Bu masala göre; önce 2004 sözleşmesinin son altı aylık döneminde alınan zamlar, hizmet akdi olarak 2005 ve sonrası dönemlerde uygulanacaktır.
Bu tutmayınca, bu defa da Türk İş Konfederasyonunun yaptığı protokollere göre kamuda yetkili sendikaların yapmış bulunduğu sözleşmelere uygun bir yararlanmadan, sendikalara hiçbir aidat ödemeden yararlanabilecekleri masalı anlatılmıştır. Bu anlatımları yapanların ya hukuk bilgisi yoktur, ya da kendi egoları için işçilerle oynamakta bir mahzur görmemişlerdir.
Sonucunda, bu yolda inandırdıkları işçiler için açtıkları davalar bir bir işçilerin aleyhine sonuçlanmak üzereyken, sadece bir mahkemeden verilmiş ve tamamen maddî bir hataya dayanan kararın Yargıtay’ın da dikkatinden kaçmasıyla onanmasını, “Sendikamızın İşçi Alacakları Davası Zaferle Sonuçlandı” başlığı ile yayınlayarak, yine büyük bir kısmının günahsız olduğuna inandığımız işçileri sendikamızdan istifa ettirerek dava açmaya yönlendirmek istemişlerdir.
Ancak hukuk, o “Ankara’da hâkimler var.” deyimine çok uygun olarak, maddi bir hataya dayalı verilmiş kararı bozmuş ve anlatılan bu masalın da sonuna gelinmiştir. İnternet sitelerinde, “Sendikamızın İşçi Alacakları Davası Zaferle Sonuçlandı” başlığıyla yayınlamış oldukları Harun Özdemir hakkında verilen onama kararının bozulduğuna dair karar, işbu yazımızın ekinde sunulmaktadır.
Türkiye Orman İş Sendikasının son altı yıldır anlattığı masallar sadece bunlardan ibaret de değildir.
Sendikamız 2004 yılından itibaren örgütlenmiş, yaklaşık 19.000 üyeye sahip olmuş, iki defa genel kurul gerçekleştirmiş, yönetimini ve kurullarını fırsatçı bir takım kişilerden temizlemiş ve TİS yetkisi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan yetki tespiti almışken, T. Orman-İş, sendikamızın kapanacağı masalını uzun süre anlatmaya devam etmiştir. Bu arada, Öz Orman-İş’in yetkisi kesinleşerek imzalanmış toplu iş sözleşmesinin geçerli olmayacağı yalanını da, anlattığı masala ilave etmiştir.
Sonuçta, açılan bütün davalar reddedilmiş ve sendikamızın kapatılacağı ve sözleşmenin iptal edileceği masalı da son bulmuştur.
Gelelim 01.01.2005-31.12.2007 sözleşmesinin imzalanmasından hemen sonra, 01.01.2008 sonrası dönem için yaptığımız toplu iş sözleşmesi müracaatımıza...
Bu müracaatımız, toplu iş sözleşmesi imzalanır imzalanmaz 02.03.2009 tarihinde yapılmış ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 20.03.2009 tarihli tespit yazısıyla, yeni dönemde de Öz Orman-İş’in yetkili olduğu tespit edilmiştir.
Ancak Çalışma Bakanlığı’nca yapılan bu tespitte, Çevre ve Orman Bakanlığı’na bağlı tüm işyerlerinde çalışan işçi sayısı 18.620 ve Sendikamız üyesi işçilerin sayısı ise 9.559 olarak belirlenmiştir. Bu sayılar, sonuç olarak sendikamızı yetkili kılmasına rağmen, gerçeklere çok da uygun görülmemiştir. Bizim gerçek üyelerimizin çok daha fazla olduğu kendi kayıtlarımızdan bellidir.
Ancak bunun böyle olduğunu çok iyi bilmesi gereken T. Orman İş Sendikası yine itirazını yapmış ve mesele tekrar hukuk sahasındaki mücadeleye dönüşmüştür. Biz de bu şartlarda, kendi üye sayılarımızın düzeltilmesi için gereken müracaatımızı yaptık. Dava sonucunda haklılığımız bir kere daha kesinleşti. Mahkemece, Çevre ve Orman Bakanlığı’na bağlı işyerlerinin bütününde 21.076 çalışan olduğu ve bunlardan 13.332’sinin Öz Orman-İş üyesi bulunduğunu karara bağladı. Bu karar da Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 29.06.2010 tarihli kararı ile onanarak kesinleşti.
Karar Çalışma Bakanlığı’na sunulmuş ve 01.01.2008 tarihinden geçerli olacak yeni dönem toplu iş sözleşmesi yapabilmemiz için gerekli olan, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 16. maddesinde belirlenmiş bulunan kesin yetki belgesi beklenmektedir.
Yazımızın başında bahsettiğimiz son altı yıllık süreçte, hukuk adına işçilere hiçbir yanlış bilgiyi aktarmayan, bu yolda anlatılan her masaldan sonra işçileri uyarıcı mesajları devamlı olarak veren Öz Orman-İş hukukçularına da, işçilerimiz adına teşekkürü bir borç biliyoruz.
Masal dinleyen ve her masalda anlatılanlara inanan işçilerin mağduriyetleri artarak devam etmektedir. Sayıları son derece azalan masal meraklılarına da bundan sonrası için sabır diliyoruz.
Biz, 25 yıl boyunca aidat aldığı işçilere, kendi yandaşı birkaç kişi dışında bir şey vermeyen, hatta orman emekçisine insan gibi muameleyi bile çok gören zihniyetin, bugün işçilerin bütün olumsuzluklara rağmen tek güvencesi olan sendikal örgütlülüğünü sona erdirecek aidatsız bir sendikacılığı anlatmasını, bir de bunu marifetmiş gibi yansıtmasını, tüm işçi sınıfına ve sendikal örgütlülüğe karşı yapılmış bir ihanet olarak değerlendiriyoruz.
İşçiler, sendikalarında üretimden gelen güçlerini birleştirdikleri kadar, örgütlerine sağladıkları malî imkânlar sayesinde kendilerine hizmet edecek bir yapıyı oluşturmaktadırlar. Bu, bütün dünyada böyledir ve böyle de devam edecektir. Mesele, işçilerin alın teriyle hak ettiği ücretinden yaptığı fedakârlık ile oluşturduğu malî imkânların, kendilerine misliyle hizmet olarak geri döndürülmesidir. Bu kültürü olmayanların, zaten sendikacılık gibi mukaddes bir görevi anlamaları da mümkün değildir. Onlar masal anlatırlar, bundan böyle masal dinleyecek işçi bulurlarsa, onları da tebrik etmek gerekir.
Sevgili Orman İşçileri!...
Ormancı camiası olarak, 25-30 yıldır biriken çok fazla sıkıntılarımız var. Bunların neler olduğunu size anlatmaya gerek yok. Çünkü o sıkıntıları bizzat sizler yaşadınız. Bundan böyle sorunlarımızı teker teker ortadan kaldırmak için el birliği ile çalışacağız.
İşimiz çok bizim, masal dinlemeye vaktimiz yok. Allah hepimize akıl, fikir ve sağlıklı bir yaşam versin ki, emekçi insanlarımıza hizmet etmenin zevkini yaşayalım.
| iscileremekci.net [2006@2012] I E-Mail :iscileremekci.net@gmail.com I Bu Site En İyi Windows Internet Explorer'de 1024x768 piksel çözünürlüğünde izlenir.IYorumlar Editör denetiminden sonra Hakaret,İftira ve Beddua içermiyorsa yayınlanır.Tüm sorumluluk yorumcuya aittir. |