|
Sendikaların 'çalışanların, emeklilerin haklarında gerileme olacak' tezine cevap veren Erdoğan, "Bazıları yasa tasarısının tek bir cümlesini bile okumadan spekülasyon oluşturuyor. Dürüst davranmıyorlar, yalan söylüyorlar." dedi. Kazanılmış hakların aynen devam edeceğini söyleyen Erdoğan, hiçbir hakkın alınmayacağını, aksine iyileşme olacağını belirtti. SSK'lı işçilerin ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık hizmetlerinden yararlanma süresinin 90 günden 30 güne indirildiğini dile getiren Başbakan, sendikalara "Bunu niye konuşmuyorsunuz?" diye sordu. Erdoğan, Türkiye'de sendika kültürünün gelişmediğini ifade etti.
Partisinin Meclis grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan'ın gündeminde önümüzdeki hafta TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlanacak olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı vardı. Tasarıyı eleştiren sendikalara seslenen Başbakan, "Acaba bu ülkeyi yönetmiş olsalar, 'Ben bu tabloyu sürdürebilirim' diyecek bir babayiğit var mı?" diye sordu. Hastaneleri birleştirirken 'Bu hastaneler bizim' diyen sendikalara 'Madem bu hastaneler sizin, buyurun siz işletin. Her türlü desteği veririz ama bir daha kapımıza gelmeyeceksiniz.' dediğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu: "Yüklenemediler. Olacak iş değil ki. Öyle sendikalar görüyorum ki ben, bazen bakıyorsunuz, hemen bir grev ilan ediyorlar ondan sonra 1 ay maaş ödeyemiyorlar. İkinci aya tahammülleri yok. Hele hele kaynağından işçinin parası kesilmese sendikalar belki de kaynak bulamayacaklar. Bakın sendika mensuplarına, sendikalı olmayı biz de teşvik edelim, devlet olarak biz de bu konuda yardımcı olalım. Acaba kaç kişi gidecek üye olacak? Niye? Çünkü bu noktada maalesef bizdeki kültür her iki taraf için söylüyorum; gelişmiş değil." SSK'lı işçilerin ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık hizmetlerinden yararlanma süresinin 90 günden 30 güne indirildiğini ve tarımda çalışanlar ile köy muhtarlarına ilk kez asgari ücretin yarısı kadar gelir beyan edebilme imkanı getirdiklerini kaydeden Başbakan, "Sendikalar bunu niye konuşmuyorsunuz? Soruyorum sendikalarımızın yöneticilerine, bu talep sendikalarımızın yıllar yılı her platformda eleştirdiği bir mesele, bir sorun değil miydi?" şeklinde konuştu. Başbakan, "Hiçbir sivil toplum örgütü, 'bizimle görüşülmedi' diyemez." ifadesini kullandı.
Başbakan'dan satır başları
- 1969 yılından sonra, 25 yıl sigortalı, 5 bin gün prim ödeyen 38 yaşındaki kadın, 43 yaşındaki erkek emekli oldu. Bunun sorumlusu 1969 sonrasında sorumsuz, kaygısız ve düşüncesiz popülist uygulamalardır. O ucuz popülist siyasetin aktörlerini çok iyi biliyorsunuz.
- 1960'ta 24 çalışan 1 emekliye bakarken, bu oran 1970'te 9, 1980'de 3, 1990'dan sonra 2 çalışan 1 emekliye bakar duruma geldi. Sürdürülebilir bir sosyal güvenlik için bu oranın en az 4 çalışana 1 emekli olması gerekiyor.
- Prim ödeme gün sayısı 7 binden 9 bine 2028 yılında çıkacak. Bu uygulama, 20 yıl sonra ilk defa işe girenleri ilgilendiriyor, şimdi değil.
- 2 milyon 100 bin kişi şu an emekli olduğu halde çalışmaya devam ediyor.
- Bağ-Kur'da basamak sistemini kaldırıyoruz. Basamak sistemi yerine, esnafın ve çiftçinin beyan ettiği kazanç oranı üzerinden prim alınacak. Ödenen prim miktarı ve gün sayısı emekli maaşlarına doğrudan yansıyacak.
Yalancı değiliz, üyelerimizin hak ve çıkarlarını koruyoruz
Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Başbakan Erdoğan'ın Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'na karşı çıkan sendikaları 'yalancılıkla' suçlamasına tepki gösterdi. Başbakan'a konunun nasıl aktarıldığını bilmediğini ifade eden Kumlu, "Sayın Başbakan'ın taleplerini dile getiren bizleri 'yalancılıkla', 'dürüst olmamakla' itham etmesi son derece üzücü. Sonuçta biz çıkarılacak yasanın tarafıyız ve Sayın Başbakan'ın anlattığı kadar mükemmel bir yasaya karşı çıkabilmemiz için de deli olmamız lazım." dedi. Kumlu, şunları söyledi: "Bugün işçiler, memurlar, emekliler ayakta. Hepsi tasarıdan şikayetlerini dile getiriyorlar. Ve bunlar hayali şikayetler de değil. Kağıda dökülmüş, kendilerine iletilmiş şikayetler. Başbakan doğru söylüyor. Üç aydır taleplerimizi ilettik, onlar da dinlediler. Fakat taleplerimiz dinleniyor ama yerine getirilmiyorsa, dinlemenin de bir anlamı kalmıyor. Memurlar, işçiler, emekliler yalancı değildir."
|