HAK-İŞ Genel Başkanı Salim USLU, özel istihdam bürolarına ödünç işçilik yetkisi veren tasarının dün gece yarısı oldubitti ile TBMM Genel Kurulunda torba yasa içerisinde yasalaştırıldığını belirterek, “Şirketlerde çalışacak işçilerin özel istihdam bürolarında istihdam edilerek bir diğer şirkete kiralık işçi olarak gönderilmesi amele pazarları geleneğini endüstri ilişkilerine taşıyarak yasal bir kılıf hazırlanmıştır” dedi.
HAK-İŞ Genel Başkanı Salim USLU, özel istihdam bürolarına ödünç işçilik yetkisi veren tasarının yasalaşmasının ardından yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:
“Özel istihdam bürolarına ödünç işçilik yetkisi veren tasarı dün gece TBMM Genel Kurulunda bir torba yasa içerisinde oldu bitti ile yasalaştırılmıştır. 24 Haziran 2009 Çarşamba günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer Dinçer Başkanlığında yapılan Üçlü Danışma Kurulu toplantısında işçi konfederasyonlarının yaptıkları itirazlar dikkate alınmadan bir emrivaki ile yasa çıkartılması usul yönünden yanlıştır, üçlü diyalog kültürüne ve geleneğine aykırıdır.
İŞKUR’un eşgüdümünde aracı kurum olarak çalışmakta olan 150 kadar özel istihdam bürosu varken, ayrıca bir de şirketlerde çalışacak işçilerin özel istihdam bürolarında istihdam edilerek bir diğer şirkete kiralık işçi olarak gönderilmesi amele pazarları geleneğini endüstri ilişkilerine taşıyarak yasal bir kılıf hazırlanmıştır. Toplu sözleşme ve sendikal haklardan oluşan çağdaş endüstri ilişkileri ve modern iş hukuku bu yasa ile torpillenmiştir. Mevcut sendikal yasalara ve Anayasaya aykırılıklar vardır. Şöyle ki;
1) Ülkemizde sendika üyeliği işkolu esasına göre mümkün olmaktadır. Oysa bu yasa meslek esasına göre sendikal yapıların olduğu uygulamalardan esinlenerek yapılmıştır. Bu durumda herhangi bir işletmede çalıştırılan kiralık işçi o işletmedeki sendikaya üye olamayacak, toplu iş sözleşmesi hakkını kullanamayacaktır. Kiraya veren işverene kayıtlı işçinin kayıtlı olduğu özel istihdam bürosunun işkolu tanımı ise mevcut işkolları yasası ve tüzüğünde bulunmamaktadır.
2) İşletmede çalışan tüm personelin (part time çalışmalar dahil) yüzde 25’i kadar kiralık işçi çalıştırılabilecektir. Bu durumda hem daha fazla özürlü istihdamı engellenmiş ve hem de iş güvencesi düzenlemesi fiilen geçersiz hale getirilmiştir. Kiralık işçilerin iş güvencesinden yoksun bırakılması açısından Anayasanın eşitlik ilkesine ve kamu düzeni açısından yeni bir hukuksuzluk uygulaması olarak insan haklarına aykırıdır.
Gerekçede iddia edildiği gibi kayıtdışı ile mücadele ya da meslek eğitimi ya da meslek kazandırma ile hiçbir ilgisi de yoktur. Avrupa uygulaması ile de yakından uzaktan bir ilgisi olmadığı gibi uygulamada örnek gösterilen ülkelerdeki toplu sözleşme hakkından sendikasız olsa bile tüm işçiler yararlanabilmektedir.
Yasada boşlukta bırakılan yeni sorun alanları da yer almaktadır. Söz gelimi kiralık işçilerin kıdem tazminatının ne olacağı açık değildir. Mevcut yasaya göre işçilerin işe başlamadan 1 gün önce sigortaya bildirilmesi gerekirken, bu düzenleme ile neden 15 günlük süre uzatımı yapıldığı anlaşılamamıştır.
Bu haliyle 5920 sayılı yasa herhangi bir sosyal politika perspektifinden ve konseptinden uzak olduğu gibi bundan böyle de sendikasızlaştırmanın yasal yolları açılmıştır.
Bütün bu gerekçelerle diyoruz ki, kiralık işçi sistemi ile hem endüstri ilişkiler sistemi ileri gideceğine geriletilmiş, hem de taşeron uygulamasından daha kötü bir kölelik sistemine yasal kılıf hazırlanmıştır. AB üyesi olmaya aday bir ülkeye yakışmayacak bu düzenlemenin utanç verici sonuçlarının faturasını ödemeyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanının bu yasayı iade edeceğine inanıyor, tüm yasal itiraz haklarımız ve tepkilerimizi kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”Hak İş