Emek kavramının herkes için çağrıştırdığı anlam birbirine benzer.Emekçinin alınteri kurumadan hakkı verilmelidir,emek kutsaldır.Emek sahibinin ayrıcalığı vardır.Ayrıcalığı da yaptığı tercihten kaynaklanır.O bir tercih yapmıştır,adaleti,hukuku ve namuslu yaşamayı tercih etmiştir.Bu tercihlerinden dolayı saygıyı hak eder.
Ancak emekçinin bu saygıya layık olduğunun gerçekten farkına varabilmesi,yukarıda saydığımız değerlerin gerçek değerler olduğuna tam olarak inanmasıyla olacaktır.Ama devrimiz değişik,o değerler geride kaldı!...Böyle düşündürerek bizi bizden kopartıp,maddenin kısır döngüsünde bunalım ve buhran batağına sürüklemiyorlar mı?
Çalışkanlık,mertlik,dürüstlük bizi mutlu etmiyor mu?Kendi derinliğimizi dinlediğimiz de evet cevabını aldığımız için, alın terini hak ederek yaşamayı seçmedik mi?O zaman bu değerlerin;benim yapıma uygun olduğuna tam olarak inandığımda,yaptığım işten sıkıntı duymam mümkün olur mu?Ben yaptığım işin yüceliğine inandığımda,karşımdaki de bana doğal olarak saygı duyacaktır.İşimizde yaşadığımız güzellikler,tüm hayatımıza yayılacaktır.
Başka bir imkanım olsa bu işi yapmazdım zihniyeti yerine,”İşim benim namusumdur ve bu işyerinin sahibi benim'' zihniyetini kendimize ilke edinsek,bize engel olarak gözüken her sorun rahatça aşılacaktır.
Ayrıcalığımızın farkına varalım,gerçek değerlerimize sahip çıkalım…
Cüneyt SOYUBOL
Mak.Mühendisi