Çalışma Hayatının Gündemi Kıdem Tazminatı Değil Sendikal Mevzuatın Değiştirilmesidir.
HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Yusuf ENGİN, kıdem tazminatı konusunda değişiklikler yapılacağına ilişkin açıklamalara dikkat çekerek, “Kıdem tazminatında kazanılmış hakların geriye götürülmesi kabul edilemez. Çalışma hayatının en önemli gündemi kıdem tazminatı değil, sendikal mevzuatın değiştirilmesidir” dedi.
HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Yusuf ENGİN, yaptığı yazılı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:
“Son günlerde kıdem tazminatı konusunda bazı değişiklikler yapılacağına ilişkin çeşitli açıklamalar yer almaktadır.
Çalışma Bakanlığı tarafından sosyal taraflara bu konuda henüz bir bilgi verilmemiş olması dolayısıyla kıdem tazminatı konusunda ne yapılmak istendiği bilgimiz dışındadır. Ancak, kıdem tazminatı konusunda primli sisteme geçilmesi, fon oluşturulması ve mevcut gün sayısının aşağı çekilmesi yönünde farklı öneriler kamuoyunda tartışılmaktadır.
Kıdem tazminatında kazanılmış hakların geriye götürülmesi kabul edilemez. Çalışanlar açısından kazanılmış bir hak olan kıdem tazminatı konusunda tek taraflı bir düzenleme yapılmasına itirazımız bulunmaktadır. Bu doğru bir yöntem değildir. Biz bu işin tarafıyız. Kıdem tazminatı konusunda yapılacak bir düzenlemede öncelikle sosyal taraflarla görüşülüp bir uzlaşı aranması gerekmektedir. Zaten şuanda çalışma hayatının en önemli gündemi kıdem tazminatı değil, sendikal mevzuatın değiştirilmesidir. Öncelikle 12 Eylül hukukunun ürünü olan örgütlenmenin önünde engel olarak duran 2821 sayılı Sendikalar ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt yasalarının değiştirilmesi gerekmektedir.
Kıdem tazminatı konusunda illaki bir değişikliğe gidilecekse de öncelikle bir sorun tespitine ihtiyaç bulunmaktadır. Kıdem tazminatı, mevcut haliyle kağıt üzerinde çok ciddi bir kazanılmış hak olmakla beraber uygulamada sistem ancak büyük ölçüde hukuk yardımı ile yürütülmektedir. Kamu işyerleri ve özel sektördeki bazı istisnalar dışında işçilerin kıdem tazminatı hakkı doğrudan verilmeyip işletmeler, kıdem tazminatı ödemek yerine işçilere mahkemelerin yolunu göstermektedir. Bugün mahkemelerdeki iş davalarının yüzde 85’ini kıdem tazminatı alacakları oluşturmaktadır.
Kıdem tazminatı kazanılmış hakları koruyarak gerçekten sağlam bir güvenceye bağlanmalıdır. Bilim Kurulu’nun hazırladığı taslak temelinde sosyal tarafların uzlaşmasıyla demokratik bir yapıda, özerk çalışabilecek bir fon bu güvenceyi sağlayabilir. Kıdem tazminatını her şart altında alacağını bilen işçi özgürleşecek ve sendikal haklardan, kötü koşullara itiraza kadar taleplerini özgürce dile getirecektir.” Hak İş