|
Migros Türk TAŞ genel değerlendirme toplantısında konuşan F.Bülend Özaydınlı, tüketici güvenini zayıflatacak psikolojik söylemlerden kaçınılması gerektiğini ifade ederken, kriz dönemlerinde yatırımları kısmak yerine hızlandıranların, tüketici güveni oluşturulmasında yarar sağladığını ve kazançlı çıktıklarını söyledi. Dünyadaki ekonomik gelişmelerden Türkiye'nin soyutlanmasının imkansız olduğunu ifade eden Özaydınlı, "Kısa dönemde, Türkiye de olumsuz etkilerden üzerine düşeni almak zorunda kalacak, ancak Türkiye orta ve uzun dönemde bu global ekonomi krizini kendi lehine çevirecek fırsat oluşturabilir." şeklinde konuştu. Devletin özel sektör için yol gösterici olması gerektiğini belirten Özaydınlı, "Bu, devletin serbest piyasa ekonomisine müdahalesi şeklinde algılanmamalı. Devletin, teşviklerle Türkiye'nin rekabet avantajı sağlayacağı sektörleri desteklemesi yol gösterici olması gerekir." diye konuştu. Özaydınlı en büyük ekonomik sorunun cari açık olduğuna da değinerek, bu sorunu orta ve uzun dönemde hafifletecek önlemlerin gecikmeden alınması gerektiğini kaydetti.
Döviz girdilerini artırıcı önlemler alınmasının önemli olduğunu söyleyen Özaydınlı, "Türkiye'nin iki önemli döviz kaynağı olan ihracat ve turizm alanlarında piyasaların durgunluğa girdiği Avrupa'ya bağlıyız. Türkiye, daralan pazarda pazar payını artırabilirse, global krizi de fırsat haline getirebilir." değerlendirmesini yaptı. "Durgunluğun ana nedeni güven ortamının yitirilmesi, talebin düşmesine paralel, üretimin azalması ve işsizliğin artması olduğuna göre, üretimi ve işsizliği direkt etkileyen tüketimi törpüleyici söylemlerden ve karamsar tablolar çizmekten vazgeçmeliyiz." çağrısını yapan Özaydınlı şöyle konuştu: "Devlet, finans kurumları, reel sektör ve perakende sektörü birlikte ekonomik krize savaş açar, 2001 yılında olduğu gibi önce her sektör kendini kurtarma çabasına girmezse, olumsuzlukların kısır döngüsüne de girilmez." Özaydınlı, katma değeri yüksek ürünleri üretecek politikalar izleyerek, bu ürünleri ihraç edecek bir ekonomik modeli teşvik ederek krizin fırsata çevrilebileceğine dikkat çekti. Özaydınlı, küresel kriz karşısında alınması gereken önlemler konusunda, "Organize perakende sektörünün gelişimine destek verilmeli, talebi cesaretlendirecek ortamlar hazırlayarak üretim artışını sağlamak suretiyle, maliyetlerin düşmesi sağlanmalı, istihdam artışına zemin hazırlamalı, kayıt dışı ekonomiye gerçek bir savaş açıp, devletin vergi gelirlerini ciddi oranda artırılmalı." dedi.
Perakende sektörünün hacmi 85 milyar dolar
Ekonominin büyümesi, kayıt dışı ekonominin kayıt içine alınmasında organize perakende sektörünün gelişmesinin öneminin büyük olduğunu ifade eden Özaydınlı, "Rakiplerimizin ve Migros'un bu anlamda atacağı her ileri adım Türkiye'nin ekonomisine katkıda bulunacaktır. Günün olumsuz şartlara rağmen unutmayalım ki, Türkiye 71 milyon nüfuslu büyük bir ülke ve gıda perakende sektörünün hacmi 85 milyar dolardır. Şu anda organize perakende sektörünün payı yüzde 40." diye konuştu.
Büyüme hedefimiz değişmedi: Yüzde 20
Migros Türk Genel Müdürü Özgür Tort ise, 2008 yılının ilk 9 ayında müşteri sayılarını yüzde 11 artırdıklarını açıklarken, "Haftada ortalama 5 mağaza açıyoruz ve 4,4 milyar YTL ciro elde ettik. Bu yıl yüzde 20 büyümeyi bekliyoruz." dedi. Tort, Migros'un 5 yıllık büyüme planlarının yeni satın almaları içerdiğini belirterek,"Tüm büyüme planları gibi bizim büyüme planımız da organik ve inorganik fırsatları kapsıyor." şeklinde konuştu. 4,4 milyar YTL'lik cironun kendileri için milat olduğunu belirten Tort, 2012'de 10 milyar kulübüne ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Bu yıl sonu için hedefin yaklaşık 5,3 milyar YTL ciroya ulaşmak olduğunu kaydeden Tort, "Kısa sürede finans sektörü hariç, Türkiye'nin ilk 5 şirketi içinde olmayı hedefliyoruz." dedi. |