<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> 
 <rss version="2.0">
 <channel>
	  <title>İŞÇİLER.NET  [yavuz'ca]</title> 
	  <link>www.iscileremekci.net</link> 
	  <description></description> 
 	  <language>utf-8</language> 
	  <copyright>Copyright İŞÇİLER.NET  [yavuz'ca]</copyright> 
	  <lastBuildDate>Thu, 02 Jul 2009 10:08:37 GMT</lastBuildDate> 
	  <docs>www.iscileremekci.net/rss.xml</docs> 
    <item>
  <title>Sözleşmeli personel maaşlarına zam</title> 
  <pubDate>Thu, 02 Jul 2009 12:00:59 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.iscileremekci.net/yazi/sozlesmeli-personel-maaslarina-zam </link>
  <guid> http://www.iscileremekci.net/yazi/sozlesmeli-personel-maaslarina-zam </guid>
  <description>&lt;IMG style=&quot;FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px&quot; height=145 src=&quot;http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2009629/78273.jpg&quot; width=145&gt;Sözleşmeli personelin taban ve tavan ücretleri yüzde 4,5 oranında arttı.Bakanlar Kurulu&apos;nun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete&apos;nin bugünkü sayısında yayımlandı. Karar, 1 Temmuz 2009&apos;dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.&lt;BR&gt;Buna göre, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda yer alan ücret tavanı 2 bin 603 liraya yükseltildi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;En yüksek devlet memuru olan Başbakanlık Müsteşarının aylık sözleşme ücret tutarı da 3 bin 28 lira oldu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kapsama dahil tüm personel için 2009 yılının ikinci altı aylık dönemindeki &apos;&apos;ortalama ücret toplamı üst sınırı&apos;&apos; 5 bin 485 lira olarak tespit edildi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ayrıca, 2002/3729 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 3. maddesi &apos;&apos;Mevcut karar, onay veya diğer mevzuat uyarınca kapsama dahil personele yapılmakta olan ayni veya nakdi ödeme unsurlarına yeni bir unsur ilave edilmemesi ve 2. maddede yer alan ortalama ücret toplamı üst sınırının aşılmaması kaydıyla, 2009 yılının ikinci altı aylık döneminde kapsama dahil personelin mali ve sosyal hakları, kurum içi hiyerarşik yapıların gerektirdiği ölçüde ve mevzuatı dahilinde yüzde 4,5 oranına kadar yetkili organlar tarafından belirlenecek oranlarda artırılabilir&apos;&apos; şeklinde değiştirildi. </description> 
  <category>İş Hayatı</category>
  </item><item>
  <title>Hakim değişikliği ve jet tahliye kuşkuya yol açtı</title> 
  <pubDate>Thu, 02 Jul 2009 10:08:37 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.iscileremekci.net/yazi/hakim-degisikligi-ve-jet-tahliye-kuskuya-yol-acti </link>
  <guid> http://www.iscileremekci.net/yazi/hakim-degisikligi-ve-jet-tahliye-kuskuya-yol-acti </guid>
  <description>&lt;IMG style=&quot;FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px&quot; height=145 src=&quot;http://medya.zaman.com.tr/2009/07/02/manset.jpg&quot; width=145&gt;Skandal eylem planında imzası bulunan Albay Dursun Çiçek, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanarak Hasdal Askerî Cezaevi&apos;ne gönderildi. Örgüt üyesi olmakla suçlanan Çiçek&apos;in tutuklanmasına Avukat Serdar Öztürk&apos;ün ofisinde bulunan belgeyle birlikte yan delillerin &apos;kuvvetli şüphe&apos; oluşturmasının sebep olduğu bildirildi. 
&lt;P&gt;Ancak kararı veren mahkemede dün olağanüstü gelişmeler yaşandı. İtirazı görüşecek olan 14. Ağır Ceza Mahkemesi&apos;ne, heyette üye eksikliği olduğu gerekçesiyle geçici görevle hâkim atandı. İstanbul Adalet Komisyonu, hâkim Faik Saban&apos;ı görevlendirdi. Mesai saati bitmesine rağmen mahkeme yeni üyeyle birlikte itirazı incelemeye aldı. Tutuklama kararını veren hâkim heyette bulunmadı. Jet hızıyla yapılan incelemenin ardından Çiçek&apos;e tahliye kararı çıktı. Karar, anında cezaevine fakslanarak tahliye sağlandı. 
&lt;P&gt;Çiçek&apos;in savcılık sorgusunda ise çarpıcı iddiaların gündeme geldiği öğrenildi. Savcı Zekeriya Öz, Albay&apos;a eylem planıyla birlikte imzasının yer aldığı &apos;gizli&apos; ibareli diğer belgeleri gösterdi. Askerî savcılıkta verdiği ifade sırasında resmî evraka neden farklı imza attığını sordu. Suçlamaları kabul etmeyen Çiçek, söz konusu belgeyi kendisinin hazırlamadığını savundu. Ancak savcılar, Çiçek&apos;in önüne kriminal raporlarının yanı sıra tele-fon dinleme kayıtlarını koydu. İddiaya göre telefon tapelerinde, görüştüğü bir kişi, Albay Çiçek&apos;ten savcılara vereceği savunmasında imzasını değiştirmesini istiyor. 
&lt;P&gt;Ergenekon soruşturmasının önemli aşamalarından biri Kurmay Albay Dursun Çiçek&apos;in önceki gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&apos;na çıkarılmasıydı. &apos;Eylem planı&apos;nın altında imzası bulunan Çiçek, 18 günlük tartışmalı bir sürecin ardından önceki gün İstanbul Başsavcılığı&apos;na ifade için çıkarıldı. Savcılıkta yaklaşık 5 saat süren sorgunun ardından İstanbul Nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesi&apos;ne sevk edilen Çiçek, tutuklandı. Avukatları gece 00.30&apos;daki tutuklama kararına dün sabah itiraz etti. CMK&apos;ya göre tutuklama kararı verildiği andan itibaren 7 gün içinde itiraz etme hakkı var. Mahkeme 7 gün içerisinde karar vermek zorunda. Nöbetçi hakimin verdiği tutuklama kararını aynı mahkemenin heyeti inceliyor. Heyet, bir başkan ve iki üyeden oluşuyor. Heyete, tutuklama kararını veren üye hakim katılmıyor. Ancak heyette eksiklik olduğu gerekçesiyle pazartesi günü mahkemeye bir atama gerçekleştirildi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi&apos;nin ikinci heyeti üyelerinden Faik Saban, 14. Ağır Ceza Mahkemesi&apos;ne atandı. İstanbul Adalet Komisyonu&apos;nca geçici olarak görevlendirilen Saban, Çiçek&apos;in tutukluluk incelemesinde bulundu. Saban&apos;ın atanmasıyla oluşturulan heyet hemen Ergenekon savcılarından mütalaa istedi. Mütalaanın ardından heyet 18.30&apos;a kadar inceleme yaptı. Çiçek&apos;i tutuksuz yargılanmak üzere tahliye eden heyet üyelerinden başkan Erkan Canak ile üye hakim Faik Saban aynı araba ile adliyeden ayrıldı. Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, 14. Ağır Ceza Mahkemesi mütalaa istediği dün adliyeye gelmedi. 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Kafalarda soru işaretleri oluştu&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;Anayasa Hukukçusu PrOF. DR. Servet ARMAĞAN 
&lt;P&gt;Dün neydi? Bugün ne oldu da karar değişti. Akla yeni atama olayı gelebilir. Elbette Adalet Komisyonu&apos;nun üyeyi tayine yetkisi var ama bu döneme denk gelmesi endişeyi mucip bir durumdur. Bir inatlaşma gibi bir durum seziyorum bu manzaradan. 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Yargılama devam ediyor&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;YARGITAY ONURSAL BAŞKANI SAMİ SELÇUK: 
&lt;P&gt;Yargılama sürüyor. Savcılar kendilerine göre belli kanıtlara ulaştılar ki tutuklama istediler. Tutuklama istendiğine göre büyük olasılıkla dava açılacaktır. Ancak askerî savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararını yerinde bulmuyorum. 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Hukuk, bu kararlarla yıpranıyor 
&lt;P&gt;&lt;/B&gt;
&lt;P&gt;HUKUKÇULAR DERNEĞİ BAŞKANI KAMİL UĞUR YARALI: Bu tür kararlarla hukuk, yargı yıpranıyor. Artık bu tür kararlar ve tasarruflar hukuki olmaktan çıkıyor. Dün bu süreçte yaşananlarla TSK&apos;nın itibarı zedelendi. Dün verilen tutuklama kararının bugün kaldırılmasıyla yargı kararlarının güvenilirliği ortadan kalkıyor. 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P&gt;Asker-sivil ilişkisi yara almıştır&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;GAZETECİ RUŞEN ÇAKIR: Kurmay Albay Dursun Çiçek&apos;in tutuklanması bir gün sürmüş olsa da tutuklama kararı Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ&apos;un belgelerle ilgili söylediği &apos;kâğıt parçası&apos; ifadelerini geçersiz kılmıştır. Karar asker–sivil ilişkisinde yara açmıştır. 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;İddanameye sanık olarak girecek&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;Emeklİ YargItay SavcIsI Ahmet Gündel: Bu şahıs muhtemelen önümüzdeki günlerde örgüt üyesi suçlamasıyla davanın sanığı olarak iddianamelerden birine girecek. Hakimlerin kararının gerekçelerini bilmiyoruz. Ancak hakimlerin siyasi, etnik vb. tutumları bugüne kadar kararlara etkisi ortada maalesef. 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Tahliye olsa da yargılanacak&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;GAZETECİ NAZLI ILICAK: Yargının siyasallaşması söz konusu. Hangi hakimlerin verdiği karar doğru? Dün kararı verenler birinci sınıf hakimler. Peki dünden bugüne ne değişti? Bunlar yargıyı yıpratan, üzen şeyler. Tahliye beraat değil, netice itibarıyla mahkemeye çıkacak, sanık olarak yargılanacak. &lt;A style=&quot;FONT-WEIGHT: bold; COLOR: blue&quot; href=&quot;http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=865125&amp;amp;title=hakim-degisikligi-ve-jet-tahliye-kuskuya-yol-acti&quot;&gt;ZAMAN&amp;nbsp;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;</description> 
  <category>Türkiye'nin Gündemi</category>
  </item><item>
  <title>Haydi kızlar liseye</title> 
  <pubDate>Thu, 02 Jul 2009 09:47:52 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.iscileremekci.net/yazi/haydi-kizlar-liseye </link>
  <guid> http://www.iscileremekci.net/yazi/haydi-kizlar-liseye </guid>
  <description>&lt;IMG style=&quot;FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px&quot; height=145 src=&quot;http://medya.zaman.com.tr/2009/07/02/nimet.jpg&quot; width=145&gt;Milli Eğitim Bakanlığı, kız çocuklarının okula gitmesi için ilköğretimde yürütülen &apos;Haydi Kızlar Okula&apos; kampanyasının lise versiyonunu hayata geçirdi. &apos;Özellikle kız çocuklarının okullaşmasının artırılması&apos; adı verilen proje ile 43 ilde liseye devam etmeyen 488 bin kız çocuğunun genel ve meslek lisesine kazandırılması, lise çağını geçen kızlara ise mesleki eğitim kursu verilmesi hedefleniyor. 
&lt;P&gt;Projeye göre sivil toplum örgütleri, yerel idareler ve okullar, kız çocuklarının liseye devam edebilmesi ve meslek kazandırılması konusunda projeler geliştirebilecek. Projeler bakanlık tarafından desteklenecek. Örneğin bir muhtarlık liseye gidemeyen köydeki kız çocuklarının ilçeye gönderilmesi, ulaşım, yemek, kurs gibi masraflarını projelendirerek destek isteyebilecek. Bakanlıktan bu konuda 100 bin ile 300 bin TL arasında maddi destek alabilecek. 
&lt;P&gt;Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, yeni projenin kızların liseye devamları konusunda &apos;önemli bir ivme kazandıracağını&apos; söyledi. Hem erkek hem de kız çocuklarının liseye devamlarının amaçlandığını, ancak kız çocuklarına &apos;özellikle&apos; destek çıkılacağını belirten Çubukçu, liseye devam konusunda erkek öğrenciler ile kız öğrenciler arasında yüzde 4&apos;lük bir fark bulunduğunu kaydetti. Halen lisedeki okullaşma oranının yüzde 60 olduğu bilgisini veren Bakan Çubukçu, bu oranı 2012-2013 eğitim-öğretim yılından itibaren yüzde 100&apos;e çıkarmayı hedeflediklerini dile getirdi. Kız çocuklarının daha ileri seviyede bir eğitim almalarını isteyen Çubukçu, sivil toplum örgütleri ve yerel idarelere projeye &apos;aktif katılım&apos; çağrısı yaptı. 
&lt;P&gt;Bakan Çubukçu, soru üzerine, hiç okula kaydedilmeyen kız veya erkek çocukların okullaşmasıyla ilgili çalışmaları anlattı. Bakanlığın, Türkiye&apos;de eğitim çağındaki bütün çocukları rahatlıkla takip edebildiğini söyleyen Çubukçu, &quot;Türkiye genelinde hangi okulda kaç öğrenci, hangi nedenlerle okula gidiyor veya gitmiyor bunu tespit ediyoruz. Özellikle zorunlu eğitim çağında olup eğitimlerine bir şekilde ara verilen veya verdirilen çocuklar için çok kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz.&quot; dedi. Okullara, &apos;Adrese Dayalı Kayıt Sistemi&apos;nin bu tür çalışmaları da kolaylaştırdığını vurgulayan Çubukçu, bu yolla 1 milyonun üzerindeki çocuğun evlerine en yakın okullara kaydedildiğini ifade etti. 
&lt;P&gt;&lt;I&gt;ÖĞRENCİ KIYAFETLERİNE KARAR VERMEDİK&lt;/I&gt; 
&lt;P&gt;Bakan Nimet Çubukçu, gazetecilerin sorusu üzerine &apos;öğrenci kıyafetlerinin nasıl olacağına dair oluşmuş bir kararlarının olmadığını&apos; söyledi. Pazartesi ve salı günü düzenlenen &apos;Okul Kıyafetlerini Değerlendirme Çalıştayı&apos;ndan çıkan sonuçları kapsamlı bir şekilde ele alacaklarını ve bir politika oluşturacaklarını kaydeden Çubukçu, alınacak kararın uygulamasının 2009-2010 eğitim-öğretim yılına yetişmeyeceğini belirtti. Çalıştayda, &apos;okul kıyafetlerinin tamamen serbest bırakılmaması, bunun yerine kıyafetlere pedagojik ve toplumsal gerçekler ışığında belli bir serbestlik getirilmesi&apos; önerisi çıkmıştı. Çalıştayda, &apos;velilerin belli mağazalardan kıyafetleri almaya zorlanmasının engellenmesi, kızların ilköğretimde de pantolon giyebilmesi, saç konusunda öğrencilere hoşgörülü davranılması&apos; gibi sonuçlar çıkmıştı. &lt;A style=&quot;FONT-WEIGHT: bold; COLOR: blue&quot; href=&quot;http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=865106&amp;amp;title=haydi-kizlar-liseye&quot;&gt;ZAMAN&amp;nbsp;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;</description> 
  <category>Eğitim</category>
  </item><item>
  <title>&apos;İşçilik kötü&apos; eleştirisine son vermek için diplomalı fayansçı yetiştiriyor</title> 
  <pubDate>Thu, 02 Jul 2009 09:26:41 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.iscileremekci.net/yazi/iscilik-kotu-elestirisine-son-vermek-icin-diplomali-fayansci-yetistiriyor </link>
  <guid> http://www.iscileremekci.net/yazi/iscilik-kotu-elestirisine-son-vermek-icin-diplomali-fayansci-yetistiriyor </guid>
  <description>&lt;IMG style=&quot;FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px&quot; height=145 src=&quot;http://medya.zaman.com.tr/2009/07/02/is.jpg&quot; width=145&gt;İnşaat malzemeleri ve yapı sektörünün önde gelen oyuncularından Kale Grubu, &apos;kaliteli usta&apos; atağına kalktı. Gruba bağlı Dr. İbrahim Bodur Kale Seramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı, işini iyi yapan usta yetiştirmek için meslek kursları açtı. Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte hazırlanan kurslarda, 50 ilde toplam 1.250 sertifikalı fayans ustası yetiştirilecek. 
&lt;P&gt;Şirket, bundan sonra Kale Seramik ürünlerini kullanmak isteyen müşterilerine, yetiştirdiği sertifikalı ustaları önerecek. Böylece kalitesiz işçilikten kaynaklanan sorunların ve eleştirilerin ortadan kaldırılması hedefleniyor. 
&lt;P&gt;Kale Grubu&apos;nun meslek kurslarına katılan sertifikalı fayans ustaları, stajlarını köy okullarının tuvaletlerini yenileyerek yapacak. Bu çerçevede ilk onarım, Kayseri&apos;nin Talas ilçesine bağlı Kuruköprü köyü ilkokulunda gerçekleştirildi. Böylece öğrenciler, sıhhi bir tuvalete sahip oldu. 2015 yılına kadar toplam 50 köy okulunun tuvaletleri yenilecek. Proje hakkında bilgi veren Kale Grup Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, kurdukları vakıf aracılığıyla işsizleri meslek sahibi yapmayı ve böylece inşaat sektörünün nitelikli eleman sıkıntısına çare olmayı hedeflediklerini söyledi. 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Ustalarla ilgili en çok gelen şikâyetler 
&lt;P&gt;&lt;/B&gt;
&lt;P&gt;RANDEVULARINA zamanında gelmiyorlar. Bu da işinden izin alan ev sahiplerinin mağdur olmasına yol açıyor. 
&lt;P&gt;YAPTIKLARI işlerde sonradan problem çıktığında gelip tamir etmiyorlar. 
&lt;P&gt;GEREKSİZ ve fazladan malzeme aldırıyorlar. Bunların büyük bölümü kullanılmıyor. 
&lt;P&gt;İŞLERİNİ özenle yapmıyorlar; örneğin fayansta renk uyuşmazlıkları ortaya çıkabiliyor. 
&lt;P&gt;PİYASADA iş ve fiyat standardı yok. Herkes farklı ücretle ve iş standardıyla çalışıyor. 
&lt;P&gt;&lt;A style=&quot;FONT-WEIGHT: bold; COLOR: blue&quot; href=&quot;http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=865094&amp;amp;title=iscilik-kotu-elestirisine-son-vermek-icin-diplomali-fayansci-yetistiriyor&quot;&gt;ZAMAN&amp;nbsp;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;</description> 
  <category>İş Hayatı</category>
  </item><item>
  <title>Maaşınızın kesilmesini istemiyorsanız...</title> 
  <pubDate>Wed, 01 Jul 2009 16:32:52 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.iscileremekci.net/yazi/maasinizin-kesilmesini-istemiyorsaniz... </link>
  <guid> http://www.iscileremekci.net/yazi/maasinizin-kesilmesini-istemiyorsaniz... </guid>
  <description>&lt;IMG style=&quot;FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px&quot; height=145 src=&quot;http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2009625/77860.jpg&quot; width=145&gt;Emekli aylığını 6 ay üst üste çekmeyenlerin aylığı durdurulacak. 
&lt;DIV class=manset_detay&gt;&lt;SPAN class=haber_ozet id=ctl00_Contentplaceholder2_LtrDetay&gt;Yeni reformla birlikte emekli maaşlarıyla ilgili suistimalleri daha iyi denetlemek isteyen SGK, emekli, dul veya yetim aylığı ödenen kişilerin bilgilerini her ay Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü&apos;nden sorgulatacak. Emekli aylığını 6 ay üst üste çekmeyenlerin aylığı durdurulacak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Şu an itibarıyla ülkemizde yaklaşık 9 milyon kişi aylık alıyor. Bu kişilerin çoğunluğunu memur, SSK veya Bağ- Kur emeklisi oluştururken, kimisi de dulyetim aylığı, özürlü aylığı veya 65 aylığı alıyor. Alınan aylık ister emekli aylığı olsun, ister dul-yetim aylığı, bazı noktalara dikkat edilmesi gerekiyor. Zira geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren sosyal güvenlik reformuyla birlikte, aylık ödemelerine dair önemli düzenlemeler yapıldı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Suistimale geçit yok&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Geçmiş yıllarda özellikle emekli aylıkları ile ilgili bazı suiistimaller yaşanıyordu. Örneğin aylık alan kişi vefat ettiği halde nüfusa bildirilmiyor ve emekli aylığı banka hesabına yatmaya devam ediyordu. Ya da anne-babasından yetim aylığı veya önceki kocasından dul aylığı alan kadınlar evlendikleri halde resmi nikah kıydırmayarak aylık almaya devam ediyordu. İşte bu türlü suiistimalleri önlemeye dönük pek çok tedbir yasaya girdi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bundan sonra; Emekli aylığını 6 ay üst üste çekmeyenlerin aylığı durdurulacak. Aylığın yeniden başlaması için SGK&apos;ya tekrar müracaat gerekiyor. Bu uygulamadan maksat, ölen emeklilerin hesabına boş yere para yatırmayı önlemek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Ölüm ve evlenme yakından izlenecek&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Emekli aylığı, dul veya yetim aylığı ödenen kişilerin bilgileri her ay Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü&apos;nden sorgulanacak. Cinsiyet değişikliği, ölüm veya evlenme durumları kontrol edilecek. Böylece haksız yere aylık almanın önüne geçilmiş olacak. Reform öncesinde çok sık karşılaşılan suiistimallerden birisi, emekli şahıs öldüğü halde SGK&apos;ya bildirmeksizin, yakınları tarafından maaşının çekilmeye devam edilmesi idi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Yurtdışında yaşayan belge gönderecek&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Emekli aylığı alanlar içerisinde azımsanmayacak sayıda kişi yurtdışında yaşıyor. Yurtdışında yaşayıp da SGK&apos;dan emekli aylığı alanlar her yıl, yaşadıklarına dair belgeyi SGK&apos;ya gönderecekler. Aksi halde emekli aylıkları kesilecek. Kesilen emekli aylığı, belgenin SGK&apos;ya ulaştırıldığı tarihi takip eden aydan itibaren tekrar ödenmeye başlanacak. SGK&apos;nın kontrol memurları da, şüpheli gördükleri durumlarla ilgili yerinde inceleme yapacaklar. Böylece öldüğü halde emekli aylıkları çekilmeye devam edenler veya kağıt üstünde boşandıkları halde birlikte yaşamaya devam edenler tespit edilecek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Özürlü için de kontrol var&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;SGK&apos;nın denetim ve kontrolleri sadece emekli aylıkları ve diğer ödemelerle sınırlı değil. Özürlü sıfatıyla Kurumdan maaş veya ödeme alanlar da denetlenecek. Sakatlığı ya da malûllüğü olmadığı yahut da iyileştiği halde iş göremezlik geliri veya malullük aylığı almaya devam edenler kontrol edilecek. Yapılan kontrol sonucu aylık veya gelire hak kazanmadığı tespit edilenlerin ödemeleri kesilecek. Haksız yere almış oldukları paralar faiziyle geri alınacak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Haksız ödemeler faiziyle geri alınacak&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;SGK tarafından yapılacak kontroller neticesinde, emekli, dul, yetim veya özürlümalul aylıklarından haksız yere ödenmiş olanlar varsa, bu ödemeler belirli şartlarla ilgilerden geri alınacak. Bu şartlar;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Haksız ödemeler, ilgili kişinin kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte,&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Haksız ödemeler bu ödemi alan kişiden değil de kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz olarak geri alınacak. Yani haksız yere aylık ödenmesi, aylığı alan kişinin kusurundan kaynaklanıyorsa son 10 yıllık kısmı faiziyle; SGK&apos;nın hatasından kaynaklanıyorsa son 5 yıllık kısmı faizsiz bir şekilde geri alınacak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;SADETTİN ORHAN - BUGÜN&lt;/SPAN&gt; &lt;/DIV&gt;</description> 
  <category>İş Hayatı</category>
  </item><item>
  <title>Konut fiyatları beş yılda üçe katlanacak</title> 
  <pubDate>Wed, 01 Jul 2009 15:42:57 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.iscileremekci.net/yazi/konut-fiyatlari-bes-yilda-uce-katlanacak </link>
  <guid> http://www.iscileremekci.net/yazi/konut-fiyatlari-bes-yilda-uce-katlanacak </guid>
  <description>&lt;P&gt;&lt;FONT class=haberdetayspot&gt;&lt;IMG style=&quot;FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px&quot; height=145 src=&quot;http://yenisafak.com.tr/resim/site/kon70376330303708d2fby.jpg&quot; width=145&gt;&lt;FONT class=haberdetayspot&gt;&lt;/FONT&gt;Dünyanın en güzel şehirlerinden İstanbul&apos;da konut fiyatlarının çok düşük olduğunu belirten Emaar Türkiye CEO&apos;su Balaban, “Dubai&apos;de metrekaresi 50 bin dolara ev satıyoruz. Türkiye&apos;de fiyatlar 8-10 bin dolara kadar çıkıyor. Önümüzdeki 5-6 yılda Türkiye&apos;de de metrekaresi 25-30 bin dolara kadar çıkan rakamlar göreceksiniz” dedi.Türkiye&apos;deki ilk yatırımını Büyükçekmece&apos;deki Toskana Vadisi&apos;nde yapan Emaar Türkiye&apos;nin CEO&apos;su Ozan Balaban, “Türkiye&apos;de şu ana kadar 1 milyar dolar yatırım yaptık. Yarattığımız değer ise 4 milyar doları aştı. Emaar Türkiye&apos;yi önce GYO yapıp ardından da halka açmayı hedefliyoruz” dedi. 5 yılda 5 milyar dolar yatırım planıyla yola çıktıklarını ve bu yolda adım adım ilerlediklerini ifade eden Balaban, “İki yılda 300 arazi üzerinde inceleme yaptık. İstanbul çok önemli fakat Türkiye&apos;deki diğer illerde de olmak istiyoruz. Yeter ki fırsat olsun ne kadar olursa olsun Emaar yatırım yapar” şeklinde konuştu. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;DUBAİ&apos;DE 50 BİN DOLAR&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan İstanbul&apos;da konut fiyatlarının çok düşük olduğunu belirten Ozan Balaban, “İstanbul&apos;daki bazı projelerin fiyatları bize pahalı gelebilir ama dünya ortalamasına bakıldığında böyle bir şehir için fiyatlar çok düşük. Dubai&apos;de metrekaresi 50 bin dolara kadar ev satıyoruz. Türkiye&apos;de ise konut fiyatları 8-10 bin dolara kadar çıkıyor. Önümüzdeki 5-6 yılda Türkiye&apos;de de metrekaresi 25-30 bin dolara kadar çıkan rakamlar görebileceksiniz” ifadelerine yer verdi. 
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;750 milyon $&apos;lık yatırım&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;İstanbul&apos;da doğayla modern hayatın kaynaştığı kusursuz bir yaşam alanı sunan ve 1.7 milyon metrekarelik geniş bir alanda gerçekleştirilen Toskana Vadisi Projesi&apos;nin, 12 farklı tipte 540 lüks villa, ikiz villa ve Toskana dairelerinden oluştuğunu söyleyen Balaban, proje için bugüne kadar 250 milyon dolar yatırım yaptıklarını toplam yatırımın ise 750 milyon dolar olacağını ifade etti. &lt;/P&gt;&lt;/FONT&gt;</description> 
  <category>Dünya Haberler</category>
  </item><item>
  <title>KEY ödemeleri başlıyor </title> 
  <pubDate>Wed, 01 Jul 2009 15:26:45 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.iscileremekci.net/yazi/key-odemeleri-basliyor </link>
  <guid> http://www.iscileremekci.net/yazi/key-odemeleri-basliyor </guid>
  <description>&lt;IMG style=&quot;FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px&quot; height=145 src=&quot;http://yenisafak.com.tr/resim/site/para213bc936913a7d2cbby3_by.jpg&quot; width=145&gt;Yaklaşık 5.8 milyon vatandaşı ilgilendiren ikinci KEY ödemelerine ilişkin listelerin hazırlanma süresi doldu. Ödeme için hesaplamaların iki ayda yapılması planlanıyor. 
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;Zaman Gazetesi&apos;nin haberine göre, kamuoyunda KEY olarak bilinen Konut Edindirme Yardımı hesaplarının ikinci ödemesine ilişkin çalışmalarda, liste teslim süresi 28 Haziran itibariyle doldu. Kamu kurumları ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, ikinci KEY ödemesinden yararlanacak olan kişilerin listelerini Tasfiye Halindeki Emlak Bankası&apos;na teslim etti. İkinci KEY ödemesinden, itiraz dilekçesi veren yaklaşık 1.5 milyon, vatandaşlık numarası tespit edilemeyen yaklaşık 1.3 milyon ve bilgileri eksik olan yaklaşık 3 milyon kişi yararlanacak. Listelerin teslim edilmesinin ardından şimdi, KEY hak sahiplerinin alacakları tutarların hesaplamasına geçilecek. 
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;İKİ AY İÇİNDE HESAPLANACAK &lt;/B&gt;
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;Hesaplama işlemini Ankara&apos;daki KEY Merkezi gerçekleştirecek. Yetkililer, hesaplamaların bu kez daha kısa zamanda tamamlanacağını bildirdiler. Hesaplamaların iki ayda tamamlanması planlanırken, ödeme için listeler Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı&apos;na gönderilecek. 
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;İkinci KEY ödemesi kapsamında hak sahiplerine yapılacak tutarları hesaplayacak olan Tasfiye Halindeki Emlak Bankası&apos;nın Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın, uzmanların vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle çalışmalarını sağlıklı sürdüremediğinden şikayet etti. Sayın &apos;Birçok hak sahibi bilgi almak için KEY Merkezi&apos;ne geliyorlar. Hak sahiplerinden ricamız, hesaplamalar tamamlanıncaya kadar merkeze gelmemeleridir&apos; dedi.&lt;/P&gt;</description> 
  <category>Ekonomi</category>
  </item><item>
  <title>Harb-İş zam için yürüdü </title> 
  <pubDate>Wed, 01 Jul 2009 10:31:17 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.iscileremekci.net/yazi/harb-is-zam-icin-yurudu </link>
  <guid> http://www.iscileremekci.net/yazi/harb-is-zam-icin-yurudu </guid>
  <description>&lt;P&gt;Toplu sözleşme görüşmelerinde istediklerini alamayan Türk Harb-İş Sendikası&apos;na bağlı işçiler İstanbul Yolu&apos;nun bir bölümünü trafiğe kapatarak yürüyüş yaptı. &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İşçilerin yürüyüşü nedeniyle trafikte aksaklık yaşandı. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Türk-İş Konfederasyonu&apos;na bağlı Türk Harb Sanayi ve Yardımcı İşkolları İşçileri Sendikası(Türk Harb-İş), Yenimahalle İstanbul Yolu&apos;nda bulunan Güvercinlik askeri tesislerinden, Çiftlik Kavşağı&apos;na kadar yaklaşık 5 kilometrelik yolda yürüyüş yaptı. Hükümetle yapılan Toplu Sözleşme görüşmelerde 2009 için ilk ve ikinci 6 ay için yüzde 3+3&apos;lük, 2010 yılı için yüzde 2,5+2,5&apos;lik zam oranlarını ve çalışma şartlarıyla ilgili değişiklikleri kabul etmeyen Harb-İş üyeleri, İstanbul Yolu&apos;nu kısmen trafiğe kapattı. Slogan atan ve pankart taşıyan işçiler, Çevik Kuvvet polisinin oluşturduğu kordon altında yürüyüşlerini gerçekleştirdi. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ankara&apos;nın en işlek güzergahlarından olan İstanbul Yolu&apos;nun kısmen kapanması nedeniyle ilerlemekte zorlanan araçlar kilometrelerce kuyruk oluşmasına neden oldu. İşçilerin eylemlerine bazı sürücüler korna çalarak tepki gösterdi. Zaman zaman durarak oturan işçiler uzun yürüyüş sonunda basın açıklaması yaptı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Harb-İş Genel Başkanı Ahmet Kalfa, hükümet adına görüşmelere katılan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı&apos;nın son tekliflerini yaptığını ancak yarın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&apos;la görüşerek rakamlarda iyileştirme isteyeceğini belirtti. Bakan Yazıcı&apos;dan olumsuz yanıt gelmesi halinde meydanlara ineceklerini belirten Kalfa, hükümete işçinin sesini duyuracaklarını kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İşçilerin uzun yürüyüşü yapılan basın açıklamasının ardından sona erdi. İşçiler kadar yürüyüşü takip eden polis ekiplerinin de yorgun düştüğü görüldü. &lt;BR&gt;&lt;/P&gt;</description> 
  <category>İş Hayatı</category>
  </item><item>
  <title>İşsizin umudu özel güvenlik sektörü oldu</title> 
  <pubDate>Wed, 01 Jul 2009 10:12:07 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.iscileremekci.net/yazi/issizin-umudu-ozel-guvenlik-sektoru-oldu </link>
  <guid> http://www.iscileremekci.net/yazi/issizin-umudu-ozel-guvenlik-sektoru-oldu </guid>
  <description>&lt;P&gt;&lt;IMG style=&quot;FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px&quot; height=145 src=&quot;http://medya.zaman.com.tr/2009/07/01/guvenlik.jpg&quot; width=145&gt;Özel güvenlik sektörü, yaşanan krize rağmen 2008 yılında 2007 yılına oranla büyüme kaydetti. Emniyet&apos;in rakamları da bu durumu doğruluyor. Polisteki verilere göre geçtiğimiz yıl 689 bin 861 kişi özel güvenlik sınavlarına girdi. 500 bine yakın kişi sınavlarda başarılı oldu. Özel güvenlikçi olmak için 276 bin 490 kişi kimlik, 415 bin 471 kişi ise sertifika aldı.2008 yılı sonunda tahsis edilen güvenlikçi sayısı 201 bin 844 olarak gerçekleşti. 2005 yılından itibaren istihdam edilen toplam özel güvenlikçi sayısı 600 bine ulaştı. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sektördeki hareketlilik silah sanayiini de olumlu anlamda etkiledi. Özel güvenlikçiler için tahsis edilen silah adedi 40 bin rakamına ulaştı. Özel güvenlikçi çalıştırma izni alan yer sayısı ise geçtiğimiz yıl 34 bin 268 oldu. Şirket sayısı 1.056, eğitim kurumu sayısı ise 604 olarak gerçekleşti. Bu süreçte kapanan veya kapatılan şirket ve eğitim kurumu sayısı sadece 79 olarak kayıtlara geçti. 2007 yılında ise özel güvenlikçi çalıştırmak için izin alan yer sayısı 28 bin 660, tahsis edilen personel sayısı 167 bin 931&apos;di. Özel güvenlikçi yetiştiren faal şirket ve eğitim kurumu sayısı ise 1.457 idi. Uzmanlar sektörün büyüklüğünün 2008 yılı sonu itibarıyla 600 milyon doları bulduğunu belirtiyor. Yıllara oranla ortaya çıkan rakamlar özel güvenlikçilere duyulan ihtiyacın arttığını gösteriyor. Özel Güvenlik Hizmetleri Federasyonu&apos;nun (COESS) 29 üyesi arasında da en çok özel güvenlik görevlisi bulunan ülke de Türkiye. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Emniyet yetkililerinden edinilen bilgilere göre Türkiye&apos;nin özel güvenlikçi yetiştirilmesinde gösterdiği bu büyüme yurtdışından da dikkat çekti. Özellikle Arap ve Ortadoğu ülkelerinde yaşayan işadamları Türk işadamları ile bilgi alışverişine girdi. Çok sayıda yabancı şirketin sektöre girmeden önce Türk öncülerden yardım talebinde bulunduğu öğrenildi. ZAMAN&lt;/P&gt;</description> 
  <category>Manşet Haber</category>
  </item><item>
  <title>Eskiden mazot parası istenirdi, şimdi acil hastaya ambulans helikopter geliyor</title> 
  <pubDate>Wed, 01 Jul 2009 10:05:35 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.iscileremekci.net/yazi/eskiden-mazot-parasi-istenirdi-simdi-acil-hastaya-ambulans-helikopter-geliyor </link>
  <guid> http://www.iscileremekci.net/yazi/eskiden-mazot-parasi-istenirdi-simdi-acil-hastaya-ambulans-helikopter-geliyor </guid>
  <description>&lt;IMG style=&quot;FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px&quot; height=145 src=&quot;http://medya.zaman.com.tr/2009/07/01/hava.jpg&quot; width=145&gt;Altı yıl öncesine kadar acil hasta taşıma noktasında kara ambulanslarını kullanmakta bile sıkıntı yaşayan Türkiye, şimdilerde hava ambulans helikopterleriyle ülkenin her tarafına ulaşıyor. Geçmişte kara ambulansının bir yerden başka bir yere gitmesi için bile yakıt parası istenirken, vatandaş şimdilerde hastasını helikopterle hastaneye yetiştirebiliyor. 
&lt;P&gt;Sağlık Bakanlığı&apos;nın 28 Ekim 2008&apos;de hizmete başlattığı hava ambulansları sayesinde bu zamana kadar ülke genelinde 892 acil hasta sağlık kurumlarına taşındı. Mevcut yedi helikopterle Türkiye&apos;yi yedi bölgeye ayıran bakanlığın yeni hedefi 2009 sonuna kadar ambulans sayısını 17&apos;ye, hava ambulanslı il sayısını da 15&apos;e çıkarmak. 
&lt;P&gt;İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kayseri, Erzurum ve Diyarbakır&apos;da şimdilik birer ambulans helikopter bulunuyor. Bu yerler, çevresindeki illere de hizmet veriyor. Yıl sonuna kadar bu illere Çanakkale, Afyon, Konya, Samsun, Trabzon, Van ve Bursa da eklenecek. Bakanlığın ambulans helikopterin bir sonraki adımı olan ambulans uçak alımı için çalışmaları da devam ediyor. Ambulans helikopterler bu zamana kadar kalp damar, solunum sistemi, sindirim sistemi, cerrahi, enfeksiyon, nörolojik, travma, yanık ve kan hastaları ile hamile ve yeni doğanlara acil sağlık hizmeti sundu. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, acil durumda vatandaşların 112&apos;yi aramaları halinde sağlık ekiplerinin yardıma koşacağını belirtiyor. Akdağ, &quot;Bırakın ambulans için mazot parası istemeyi, artık acil hastalarımızı helikopter ambulanslarla taşıyoruz. Şu anda yedi helikopter ambulansımız var, bunların sayısını on beşe çıkarmaya çalışıyoruz.&quot; dedi. 
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;&lt;B&gt;Ambulans helikopterlerle hayatları kurtulanlar...&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;SEVK İÇİN &apos;KARAYOLU SAKINCALI&apos; DENİLDİ, ambulans helikopter devreye girdi. Şubat 2009&apos;da Şanlıurfa&apos;da ilk kez bir hasta, tedavisinin yapılması için sevk edildiği Diyarbakır&apos;a Sağlık Bakanlığı&apos;na ait helikopter ambulansla götürüldü. Şanlıurfa&apos;da solunum yetmezliği sebebiyle çocuk hastanesinde tedavi gören 9 yaşındaki Engin Azot, durumunun ağırlaşması üzerine sevki kararlaştırıldı. Şanlıurfa&apos;dan Diyarbakır&apos;a karayolu ile gitmesi riskli olacağı için hasta, ambulans helikopterle götürüldü. 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;KALP KRİZİ GEÇİRDİ, 30 DAKİKADA HASTANEYE ULAŞTIRILDI. &lt;/B&gt;Erzurum&apos;un Hınıs ilçesinde kalp krizi geçiren bir vatandaş, 30 dakika içerisinde sağlık merkezine ulaştırıldı. İlçede yaşayan 65 yaşındaki Zülkif Yalavız, kalp krizi geçirdi. Hınıs Devlet Hastanesi&apos;ne kaldırılan Yalavız, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi&apos;ne sevk edildi. Karayoluyla taşınması riskli olan Yalavız için ambulans helikopter devreye girerek hastaneye ulaştırdı. 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;80 YAŞINDAKİ HASTA İÇİN HELİKOPTER AMBULANS SEFERBER OLDU.&lt;/B&gt; 2 Haziran&apos;da Muğla&apos;nın Bodrum ilçesinde yaşayan akut böbrek yetmezliği, hipertansiyon ve ritim bozukluğu rahatsızlığı bulunan 80 yaşındaki Nurettin Ökmen ambulans helikopterle İzmir&apos;e sevk edildi. O tarihte Bodrum Devlet Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi gören Ökmen&apos;in rahatsızlığı ilerleyince büyük bir merkezde tedavi görmesi gerekiyordu. Hastanın Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi&apos;ne sevk edilmesi için çalışmalar kısa sürede sonuçlanarak, hasta, helikopterle İzmir&apos;e gönderildi. 
&lt;P&gt;&lt;A style=&quot;FONT-WEIGHT: bold; COLOR: blue&quot; href=&quot;http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=864686&amp;amp;title=eskiden-mazot-parasi-istenirdi-simdi-acil-hastaya-ambulans-helikopter-geliyor&quot;&gt;ZAMAN&amp;nbsp;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;</description> 
  <category>Türkiye'nin Gündemi</category>
  </item></channel>
  </rss>